<aside>

MERHABA, BEN AYŞE

KLİNİK PSİKOLOG VE PSİKOTERAPİST


ayse.jpeg

Klinik Psikolog olarak, yetişkin bireylerle çalışarak yaşamın farklı dönemlerinde ortaya çıkan zorluklar, kaygı, depresyon, travma ve ilişkisel sorunlara odaklanıyorum.

Psikoloji lisans eğitimimi Özyeğin Üniversitesi'nde yüksek onur derecesiyle tamamladım. İngiltere'de Queen Mary University of London'da Ruh Sağlığı ve Psikolojik Terapiler yüksek lisansımı ve Üsküdar Üniversitesi'nde Klinik Psikoloji yüksek lisansımı tam burslu olarak üstün başarı derecesiyle bitirdim.

Mindfulness, Bilişsel Davranışçı Terapi, EMDR, Motivasyonel Görüşme ve Varoluşçu Analiz alanlarında uzmanlık eğitimleri aldım. Türkiye ve İngiltere'deki hastanelerde, üniversite kliniklerinde ve sivil toplum projelerinde danışanlarla bireysel psikoterapi deneyimi edindim.

Güvenli bir terapi ortamında her danışanın kişisel hikâyesini anlamaya özen gösteriyor, onlara yaşamlarında daha fazla farkındalık, denge ve iyilik hâli kazandırmak için çalışıyorum.

Evli ve bir çocuk annesiyim.

Detaylı CV / Özgeçmiş – Ayşe Kaplanlıoğlu

</aside>

<aside>

Sıkça Sorulan Sorular

1.⁠ ⁠Terapi süreci nasıl ilerliyor?

İlk görüşmeler, birbirimizi tanımak ve ihtiyaçlarınızı anlamak için bir başlangıç niteliğindedir. Birinci görüşmeden sonra birlikte çalışıp çalışmamaya karar verilir, gerekli durumda başka bir uzmana yönlendirme yapılır. Birlikte çalışılmaya karar verilmişse sürecin çerçevesi belirlenir. Bu aşamada terapi hedefleriniz, beklentileriniz ve çalışmak istediğiniz temalar üzerinde konuşuruz. Sürecin verimliliği için görüşmelere düzenli devam etmeniz beklenmektedir. Her sürecin temposu danışana özeldir; bazı yolculuklar kısa, bazıları daha derin ve uzun soluklu olabilir. Danışan olarak süreç boyunca güncel ve geçmiş deneyimleriniz, duygularınızı, düşünceleriniz, hayallerinizi, planlarınızı yani kısaca kendinize dair her şeyi özgürce anlatmanız ve paylaşmanız beklenmektedir.

2.⁠ ⁠Online görüşmeler etkili olur mu?

Evet, doğru koşullar sağlandığında çevrimiçi görüşmeler yüz yüze kadar verimli olabilir. Sessiz, bölünmeyen bir alan yaratmanız önemlidir. Online terapinin avantajı, mekândan bağımsız olarak sürecin sürdürülebilmesidir, bu da özellikle yoğun yaşam temposunda süreklilik sağlar.

3.⁠ ⁠Görüşmelerin sıklığı ve süresi nasıl belirlenir?

Görüşmeler genellikle haftada bir, 45–50 dakika olarak planlanır. Bu süre, süreçteki devamlılık ve duygusal güvenin oluşması açısından idealdir. Zaman içinde ihtiyaçlara göre bu sıklık artırılabilir veya azaltılabilir. Görüşmeler saat başı başlar, geç gelinmesi durumunda önceden belirlenmiş olan bitiş saatinde sonlanır.

4.⁠ ⁠Terapi ne kadar sürer?

Bu sorunun tek bir cevabı yok. Kimi süreçlerde görece daha kısa sürelerde gözle görülür değişim olur, kimilerinde ise yıllar süren daha uzun bir içsel çalışma gerekir. Terapi süresini belirleyen şey, hedeflerinize ne kadar yaklaştığımız ve sizin kendinizi hazır hissedip hissetmediğinizdir. Süreci bitirme özgürlüğü hem danışan hem terapist için mevcuttur. Süreci bitirme konusunu düşünmeye başladığınız zaman bu konuyu terapiye getirmek anlamlı bir bitiş sağlamak için önerilmektedir. Böylece süreç boyunca açılan konuların kapanma fırsatı hem danışan hem terapist için mümkün olacaktır.

5.⁠ ⁠Görüşmeye katılamazsam ne yapmalıyım?

Randevunuza gelemeyeceğiniz ya da değişiklik talep ettiğiniz durumlarda, en az 24 saat önceden haber vermeniz yeterlidir. Son 24 saat içinde yapılan iptallerde danışan gelmediği görüşme ücretinden sorumlu olacaktır. Bu durumun istisnası görüşmenin aynı hafta içerisinde başka bir güne yeniden planlanabilmesidir. Ancak bu her zaman mümkün olmayabilmektedir. Bu çerçeve, hem size hem diğer danışanlara zamanın adil bir şekilde kullanılabilmesi ve sürecin verimliliği için önemlidir.

6.⁠ ⁠Ücret bilgisine nasıl ulaşabilirim?

Ücret bilgisi gizlilik çerçevesinde, doğrudan iletişim kurduğunuzda paylaşılır. Bu, hem sürecin kişiselliğini korumak hem de danışan özelinde uygun planlama yapabilmek içindir.

7.⁠ ⁠Terapiye başlamak için özel bir “sorunum” olması gerekir mi?

Hayır. Terapi sadece kriz anlarında başvurulan bir destek değildir. Kimi danışanlar duygusal zorlanmalarla gelir, kimileri ise kendini daha iyi anlamak veya yaşamındaki tekrar eden döngüleri keşfetmek ister. Her iki durumda da terapi, kendinle daha derin bir temas kurma alanıdır.

</aside>

<aside>

Son Yazılarım


Blog

</aside>


<aside>

LinkedIn

Instagram

X


E-mail: [email protected]


© 2025 Ayşe Kaplanlıoğlu | All Rights Reserved

</aside>